|

Hastalık Pazarlanıyor Hastalık uydurma, uydurulan
hastalığın reklamını yaparak herkese hasta olduğunu düşündürtme, uydurulan
hastalıklar sayesinde, 'ilacı' hasta olmayanlara da satma. Kapitalizm sağlığımız
üzerinde oynuyor, sağlığımıza dört bir yandan saldırıyor.
Sağlık alanında dünyanın önde gelen gazetecilerinden Avustralyalı Ray Moynihan
ve ilaç politikaları konusunda uzman olan yazar Alan Cassels'ın, birlikte
yazdığı ''Satılık Hastalıklar'' isimli kitabı elimize aldığımızda, ''Aslında
hasta değiliz! İlaç devleri pazarlama illüzyonuyla 'hepimizi hasta etmek' her
sağlıklı insana ilaç satmak istiyor'' cümleleri çarpıyor yüzümüze. İlaçların
reklamlarının yapılabildiği ABD'de, 500 milyar dolarlık cirosu olan ilaç
sektörü paydaşlarının, daha fazla kazanmak için herkesi hastalık psikolojisine
ittiğinin anlatıldığı kitap, ilaç reklamı yapılması yasak olsa da Türkiye'ye
hiç yabancı olmayan şeylerden söz ediyor.
Hayykitap'tan çıkan ''Satılık Hastalıklar'' tıp sektörü dışında olan ve ilaç
şirketleri tarafından ''kandırılabilecek'' kişi potansiyelini ''Sokaktaki
insana, ilaç şirketlerinin yeni hastalıklar icat etmesi fikri garip gelebilir
ama bu, sektörü yakından tanıyanlar için çok bilindik bir mevzu'' cümlesi ile
özetliyor.
Kitapta geçen ''Yoğun reklamlar ve ikiyüzlü 'bilinçlendirme' kampanyaları,
sağlığına dikkat eden sağlam insanları endişeli hastalara çeviriyor. Ufak
sorunlar ciddi hastalıklarmış gibi resmedildiğinden 'utangaçlık' , 'sosyal
anksiyete belirtisi' sayılıyor."
ABD'nin silah satışlarını artırmak için yaptığı, öleceği korkusunu sürekli
aşılayarak, insanda panik yaratması burada da karşımıza çıkıyor. Kitapta,
birçok strateji olmasına karşın, hastalık satarken kullanılan tüm stratejilerin
ortak noktasının ''korkunun pazarlanması'' olduğu belirtiliyor. Asıl ironik
olan ise birkaç olayla anımsatılıyor:
'Reklamı en çok yapılan ilaçlar, tam da önlemeyi iddia ettikleri rahatsızlığa
bizzat kendileri neden olabiliyorlar... Antidepresan kullanımı ise gençlerin
intihar eğilimini tetikliyor... Kolesterol düşürmek için satılan haplardan biri
piyasadan toplatıldı çünkü 'ölüme neden olduğu' söylendi. Bağırsak
problemlerine iyi geldiği söylenen bir ilaç, bazı insanlarda o kadar ciddi
kabızlığa neden oldu ki, bu insanlar öldü.' Kaynak 07 Ekim 2006 Cumartesi - Şule KÖKTÜRK / Cumhuriyet Gazetesi
Almanyada yılda 25 000, İngilterede 30 000 ve
ABD'de 180 000 kişinin kimyasal ilaçlardan öldüğü bilinmektedir (Hans Weiss
3*taglich isimli kitabı). Almanyada insanlar doktora gittiklerinde mutlaka doğal
ilaç isterler ve mümkün oldukca kimyasal ilaçlardan kaçarlar. Kimyasal
ilaçlardan bazılarının yantesirleri hakkında tehlikeli maddeler de vardır. Dikkat edin bunları biz söylemiyoruz ve kesinlikle bizim
iddiamız değil. Bunları yabancı bilim adamları açoklıyor
Tehlikeli maddeler:
Ülkemizi
iki büyük Atom bombası tehdit ediyor. Bunlardan biri cahillik (bilinçizlik)
diğeri ise inançsızlık. Hergün televiyonlardan felan Artisten filan Artisten
bahsedenler,” Neredesin Türkiye” diye bağıranlar. Önemli meselelerden hiç
bahsetmiyorlar, çünkü bunlar reytingsiz (halkın ilgi duymadığı) konulardır.
Insanlarımız yantesirine bakmadan hertürlü Kimyasal ilaçı alıyorlar vede aşırı
miktarda alkol, sigara vb., maddeler kulanıyorlar. Diğer taraftandan
biliçsizce çevreyi tahrip ediyorlar.
Günümüzde çevre ve insan
hayatını tehdit eden 15.000.000 kimyasal madde
vardır ve bunların bir çoğu ile günlük yaşantımızda farkın varmadan hava (Araba
eksozları, Fabrika bacaları vb...,), içecekler (Alkol, Kola, Çay, Kahve vb....,)
ve yiyeceklerle (Konserve, Çikolata, Cips vb...,) karşılaşıyoruz
vede
zararlarını görüyoruz. Hergün insanlar, hayvanlar, bitkiler, içme suları,
denizler vede toprak sürkli zehirleniyor.
1970 yılına
kadar bizim köyün ırmağında tonlarca balık olurdu ve insanlar ırmağa girmeden
yastı namazından sonra elleri ile balık yakalardılar. Son 20 yıldır ise Hamsi
büyüklüğünde dahi balık bulmak imkansızlaşmıştır. Nedeni nedir diye şöyle geriye
doğru dönüp bir bakacak olursak.
Son 30
senedir kimyasal gübreler, herpezitler (yabani ot öldürücü ilaçlar) ve
bakterizidler (böcek ve haşere öldürücüsü ) kulanılmaktadır. Dünyanın hemen her
ülkesinde satılması ve kulanılması yasak olan kimasalmal maddeler (DDT
vb...,) Türkiyede serbesce satılmaktadır ve hatta bazı Aktarlar bu maddeleri
şifalı bitkilerle birlikte aynı raflarda satmaktadırlar. Bu zehili maddeler
toprağa atıldığında topraktaki milyonlarca mikro organizmayı öldürmeke ve
bunlarla beslenen böceklerde besisizlikten ölmektedir. Sürüngenler, kuşlar,
balıklar vb., besisizlikten yok olmaktadır. Bizim köyde (Kayseri/ Bünyan/
Taçın) artık Leylek görmek mümkündeğildir, oysa eskiden Karaleylekleri dahi
sürüler halinde görürdük. Aslında çevreyi biliçsizce tahripeden insanoğlu kendi
geleceğinide tehlikeye atmaktadır.
Bugün
Avrupa ülkelerinde kadın ve erkeklerdeki kısılılık oranı bundan 40 yıl öncesine
göre % 50’lere ulaşmıştır. Biranın birleşimindeki şerbetciotunun
kozalakları HUMULON ve LUPULON ve bunların türevlerini içerir ve bu
maddeler aynı Östojen hormonu gibi etki yaparak erkeklerin zamanla
kısırlaşmalarına neden oluğunu 1956’da K. Knörr, H. Lehr, V. Prot ve ekibi vede
1973’de C. Fenselau, P. Talalayl yaptıkları araştırmalarla belgelemişlerdir (HHB
5.454) Prof. Dr. R. F. Weiss yaptığı araştımalarla Biranın Nitrosaminler
içerdiği ve bununda KANSERE sebep olduğunu ispatlamıştır. (LP. 83)
Almanyada DOKTORLAR tarafından yazılan yanlış ilaçlar nedeniyle yılda
25.000 kişi ölmektedir ve bu yapılan ilmi araştırmalarla ispatlanmıştır vede bu
konuda yazılmış bir düzine eser mevcuttur.Çare ilk çevrecidedir, ilk çevreci
Muhammed (SAV) ilk defa Mekke, Medine ve Ciddede avlanmayı ve ağaç kesilmesini
yasaklamış ve çevreyi korumuştur. Fatih Sultan Muhammed Han'da ormanlardan ağaç
kesilmesini yasaklamıştı. Almanyada yapılan bir araştırmada bir ağaçın çevreye
katkısının 250.000€ olduğu tesbitedilmiştir. Bizim gerçek ilim ve devlet
adamlarına ihtiyacımız vardır. Bazı kimyasal maddelerin zararlarına kısaca
değineceğim.
Aspirin: Aspirin alanların % 10’unuda
mideağrısı, mide-, bağırsak kanaması görülmüştür. Bunedenle defı-hacet konturol
edilmeli kanlı ise mide veya bağırsaklarda kanama var demektir. Yine aynı
şekilde kan kusmakta mide kanamasına işarettir. Defi-hacetteki kan açık renkli
ise bağırsak kanaması koyu renkli ise mide kanamasına işarettir. Nadirende
böbreklerde ve karaçiğerdede tahribat yapabilir. Bazı şahıslarda allerjiye sebep
olabilir, bu gibi durumlarda hap almayı hemen bırakmak gerekir. Nikris olanların
kesinlikle aspirin almamaları gerekir.
Ayrıca eksantem (derini
sulanıpkaşınması ve kabarması), baldır krampları, kas gerilmesi, baş dönmesi,
görme bozuklukları, ağız kuruması, sindirim sistemi rahatsızlıkları, pankreas
iltihaplanması, mineral kayıbı, kanda idrarın ratması (hiperurikanemi), nikris
(gut hastalığı), kolesterol- ve lipidyükselmesi (hiperkolesterol ve hiperlipid),
metabolizma bozukluğu ve hatta kolapsüs dahi aspirinden dolayı ortaya
çıkabilir.
Hacı M. K. başağrısına karşı
akşam 2 aspirin hapı alır ve sabah çalışmaya gelir, durumunun çok kötü olduğunu
söyledi bende ona hemen interniste gitmesini söyledim. M. K. doktora gider
gitmez müşahadeye almışlar ve mide kanaması teşhisi konmuş bir hafta hastahanede
kan ve serum veridikten sonra bir ay istirahatte ayrılmak zorunda kaldı.
''Aspirin was the first major
anti-inflammatory drug. It is a direct chemical descendant of WILLOW BARK and
WINTERGREEN OIL, which are among the oldest known remedies for arthritis
pain.The active ingredient in these early medicines was salicylic acid.By the
nineteenth century, a milder chemical relative called sodium salicylate was used
to treat rheumatism.However, its taste, described by users as disgusting, made
it unpopular.Aspirin emerged from the chemical search for a rheumatism remedy
without the horrible taste.By chance, the small chemical change that improved
taste helped make acetylsalicylec acid one of the most effective
anti-inflammotary drugs ever discovered.It became best seller soon after it was
first marketed at the beginning of this century.While its value in fevers,
arthritis, and muscle pain was quickly recognized, it took seventy years to
appreciate its capacity to cause life threatining ulcers and internal
bleeding.
Arkadaşlar bu konuyla ilgili bu linkte daha fazla bilgi
bulabilirsiniz. Özetle çok güvenerek kullandığımız aspirinin uzun süreli
kullanımı ülser ve iç kanamaya yol açabiliyor. Eğer vücudumuzun herhangi bir
yerinde ağrı varsa bu bazı şeylerin yolunda gitmediğinin belirtisidir.Bu uyarıyı
ciddiye alıp ağrının altında yatan gerçek problemi doğal yollardan tedavi etmek
daha faydalı sonuçlar verecektir. Yukarıdaki yazıda da görüldüğü gibi aspirin
WINTERGREEN yağı baz alınarak elde edilmiştir.Yukarıdaki yazi Thomas J. Moore un
"Prescription for Disaster" adli kitabının 129. sayfasından alınmıştır. Bu
konuyu gündeme getirmeme sebep ise geçen hafta çok ünlü bir kalp doktorunun kalp
rahatsızlıklarını önlemek için günde mutlaka iki aspirin alınması gerektiğini
belirtmesidir.'' (ABD'den bu maili gönderen Lale Kaplan hanım efendiye
teşekkürler)
ANA SAYFA
''Statin (Kolesterola
karşı kulanılan ilaçlar): Statin ilaçların kolesterolu düşürdüğüne şüphe
yok. Bu ilacları kullanmakla çok ciddi bir risk almiş oluyorsunuz.Çünkü bu
ilaçlar Coenzyme Q10 duzeyini düşürerek 6 ile 12 ay arasinda aşiri yorğunluk,
kas zayıflığı gibi belirtilerle başlayıp kalp yetmezliğine kadar varan yan
etkilere sebep olmaktadir. Gençlerde bu belirtilerin başlaması birkaç yıl
sürebilir. Şurası bir gerçek ki bu ilaçlar hiçbir şekilde problemin sebebini
tedavi etmediği gibi , çok ciddi yan etkilere sebep olmaktadır.Yüksek
kolesterolu tedavi etmenin birçok doğal yollarından biriside hiç ya da çok az
şeker ve tahıla dayanan bir diyet yapmaktır.Bu şekilde yapılan bir diyet insulin
miktarını düşürecektir. Kolesterolun yükselmesinin en onemli sebeplerinden
birisi de yüksek insulin miktarıdır. Ayrıca bu şekildeki bir yeme alışkanlığının
vücudunuza kilo ayarı, enerji düzeyinin artması gibi birçok faydası olacaktır.
Statin ilaçlar bu gruptaki ilaçların genel adıdır. Özel adları ise Lipitor,
Zacor, Pravachol, Lescol, Mevacor ve Crestor dur. Bu konuda çok daha fazla
bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. (ABD'den bu maili gönderen
Lale Kaplan hanım efendiye teşekkürler)
Contagan;
Contaganın ana
maddesi “Tahalidomid” dir. Bundan 30 yıl öncesine kadar serbesce satılan bu
madde hamilike alan kadınlarda çocukların Spastik doğmalarına sebep olmuştur.
Contagan 11 yıl süren mahkeme sonunda yasklanmış, fakat depolardaki ilaçlar
Türkiye Mısır ve Endenozya gibi ülkelere satılmıştır. Bugün Almanyada 5000 çocuk
ve Dünyanın diğer ülkelerinde 10.000 çocuk Spasik özürlüdür. (Focus 18.94.146 ve
Stern 13.94.208-209)
Kortison; Kişinin uykusunu alamaması halinde aşırı
miktarda streshormonu olan kortison’dan sakğamassın sebep olur. Kotison insanın
içindeki baterisidir ve kişiye enerji verir. Suni olarak üretile kortisonla
böbrek üstü bezelerinin üretiği Kortison kimyasl olarak aynı isede vücudun kedi
üretiği Kortisonun kişiye herhangi bir yantesiri olaz iken kimyasl kortisonun
yantesilerini saymakla bitiremeyiz. Sayın B. Ecvit uzun süre Kortison almış ve
neticede kemikerimesi, hafızakayıbı, yüzünşişmesi (Ayyüz), kaserimesi, sinirsel
vb.., rahatsızlıklar hasıl olmuştur.(Na. 6.94.13) Çörek’in kortison gibi
etkietiği, fakat hiç bir yantesirinin olmadığı tesbitrdilmiştir.
Paracetamol; Paracetemol ağrıkesici olarak çok yaygın şekilde
kulanımaktar. Neuwied'de bademcik amaliyatından sonra fazla miktarda Paracetemollu
fitil verilen çocuğun karaçiğeri iki gün içinde tamamen parçalanmış ve çoçuk
ölmüştü. Mahkeme kararıyla doktoru 36.000 DM para cezasına
çarptırıldı. Paracetemolun Ingilterde yılda 30.000 kişnin
karaciğerzehirlenmesine neden olduğu vede bunlardan 100’ünün öldüğü tesbit
edilmiştir. (NH 1.99.7 ve Nhp 1.98.107) Oysa çocuklardaki ateşli hastalıklar sirkeli
sarğı veya boğantentürü ile tedaviederek
ateşidüşürmek mümkündür.
Penisilin:
İnsanların % 1-10’unda bulantı,
kusma, mide ağrısı, ishal, ishale yakın defi-hacet yapabilir, deri, nefes yollarına veda bağırsakflorasına etkieder insanların allerjik
reaksiyonlara sebep olabilir. Bu durumda kulanımı bırakılmalı ve hemen doktora baş vurulmalıdır, şayet
kişinin penisilne
karşı allerjisi varsa bu hayati
telikeye neden olabilir, bu gibi durumlarda mutlaka doktora baş vurmalıdır,
eğer penisilin aldıktan bir saat sonra deride
sulu, kaşıntılı ve kabarcık olursa mutlaka doktora gidilmelidir, nefesalmada şokreaksiyonlar
ortaya çıkabilir, dudaklar, dil ve yüz şişebilir vede tansiyon oldca yüksek oranda düşebilir.
Yıllar önce
dişimi çektirdim ve diş doktoru mutlaka penisilin olmak gerektiğini söyledi.
Aldığım penisilinden dolayı 2 gün sonra dayanılmaz mideağrısı çektim ve hiçbir ilaçla tedavi
edemedim ve sonunda tarçın çayı içtim ve böylece ağrılarım hafifledi. İzine
giden R. S.’ye doktoru penisilin iğnesi vurmuş iğneden biraz sonra komaya giren
R. S.’ı hemen hastaneye kaldırmışlar ve zamanında yapılan müdahallerle
kurtarılabilmiştir. Penisilin ayrıca gırtlaködemi ürtikaria (deride sulu
kaşıntılı ve katarcıklar) kansızlık (kanama nedenyle), böbrek iltihaplanması,
toplardamar iltihaplanması, ağız kuruması, sinirsel heycanlanmalar ve kramplar
görülebilir.
Besinlerdeki katkı maddeleri
; Sucuk,
salam, sosis,balık, peynir, salatalar, çikolata, cips,kola, yemekler vb..,hep
taze olarak bozulmadan kalmaları mümkün olmadığına göre bu besin maddelerini
konserve yapılırken içlerine çeşitli kimyasal maddeler katılır. Bu kimyasal
katkı maddeleri allerji, kaşıntı, migren, başağrısı, astım, nezle ve ekzema gibi
rahatsızlıklara neden olur. Bütün katkı maddeleri paket ve konservelerin
üzerinde açıkca yazılı olmalıdır.
Bisphenol-A; Bisphenol-A konservelerin bozulmaması için katkımaddesi olarak katılır ve
bu madde aynı ösrojen hormonu gibi etki yapar. Buda konserveli besin yiyenlerin
vücudunda ösrojen oranın artmasına sebep olur, bu durum ise erkeklerde
ikdidarsızlığa (cinselgüç zafiyetine) sebep olur.(Bu.47.95.105)
Azo- ve sentetik
renkmaddeleri;
E112 Azorubin, E102 Tartrazin, E104 Chinolingelb, E110 Sarıportakal, E124
Cochenierot A, E127 Erythrosin, E131 Patentblau, E132 Irigitin, E141
Bakırchlorophyll ve E151 Brilliantschwarz’ı sayabiliriz. Amarikalı ilim adamı B.
F. Feingold sentetik renk ve aromamaddelerini yasaklamış ve böylece hiperaktif
çocukları iyiletirmiştir.
Kükürtdioksite dönüşen
maddeler;
Astımlı ve romatizmalı hastaların aşağıda adı geçen katkımaddeleri içeren besin
maddeleri yememeleri gerekir. Bunlar; E220, E221, E222, E223, E224, E226, E227
ve E228
Glutinli katkı maddeleri; Glutamat E621-625,
Inosinat E631-632 ve Guanylat E 627-628 içeren konserveli maddeler yiyince, bu
maddeler hemen kana geçer ve buda ense ve bacaklarda hisizlik ve duygusuzluğa
sebep olur.
MCS’ler (çok yönlü
kimyasal duyarlılık
maddeleri):
Bu maddelerin birçoğu kanserojenik (kansere sebe olan), mutajenik (genetik
bozulmaya sebep olan) ve teratojenik (kusurlu organ veya doku oluşmasına sebep
olan ilaç veya kimyasal madde) özelikleri vardır.
Piretroidler
(Pyrethroidler): Sentetik olarak üretilen bu
kimyasal maddeler grubu haşerelere karşı kulanılır. Bu oldukca zehirli bir
maddedir. Besinlerle insanlara geçer.
Lindan
(gamma-hexachlorcyclohexan, heksaklorsikloheksan): Lindan sinirleri
tahripedici (nörotoksik), kanserojen, ve kromosomları tahripedicidir. Deri ve
nefesyolları ile alınır, kana geçer buradanda beyine dahi geçerek orada tahribat
yapar. Lindan odunu haşereye karşı korumak için ve besin maddelerinin
bozulmasını önlemek için kulanılır.
Heksanklorbenzol
(hexanchlorbenzol, HCB): Besin maddelerine katkı maddesi (konserve
yapmak için) olarak katılır, özeliklede et, peynir ve meyvelerin konservesinin
yapımında kulanılır.
Pentaklorfenol (Pentachlorphenol,
PCP): Binalarin iç dekorasyonunda kulanılır. Almanyada 1989 yıllından
beri kulanılması yasaktır. PCP toz veya gaz şeklinde yutulur, sindirim veya deri
yoluyla alınır. PCP ışınların etkisi ile eter perokside dönüşür. Budabaşta
hücrelere ve beyine zarar verir. PCP çok az miktarda furan ve dioksin gibi çok zehirli maddeler içerir.
Bu PCP iç mimaride kulanılan ağaç mamülerinin çürümesini önlemek için ve ayrıca
deri, tekstil, boyada katkı maddesi olarak kulanılır.
PCB (Poliklorlu
Bifeniller, polychlor Biphenyl): PCB 209maddenin yapımında kulanılır.
Almanyada 1989’dan beri üretilmesi yasaktır. Bu madde boya, yağlı boya,
yapışkan, izole maddesi, deri ve besin maddelerinde katkı maddesi olarak
kulanılır. PCB balık, süt, süt mamülleri, et, peynir ve yabani hayvanların
konservesinde kulanılır. PCB ısınınca dioksin ortaya çıkar ve buda çok
zehirlidir.
Formaldehid (formid aldehid): Formaldehid konserve
maddesi olarak kulanılır.
Formaldehid meten ve metanolun oksitlenmesi sonucu ortaya çıkar. Formaldehid:
yapışkan, süngerimsi katkı maddesi olarak, sıva, duvar kağıdı, tekstil,
halifleks, boya, yağlı boya, lastik, metal, mobilya, şampuan, deodoranz,
kosmetik, bulaşık ilaçı, çamaşı tozu, sabun ve ev ilaçları yapımında kulanılır.
Besin maddelerinden: et, balık, sucuk, yağ, sabit yağ ve tahılların
konservesinde kulanılır. Ayrıca ayak mantarları, hastahane ve tıbbi aletleri
dezenfekte edici olarak kulanılır. Hayvan besinlerini ve tohumluklerın
bozulmasını önlemek için vede aroma ve emulgatorlarda katkı maddesi olarak
kulanılır.
Amalgam; Amalgam metallerin karışımından oluşan ve
bu metallerin % 53’sini civa (çok zehirli), % 20’sini gümüş (çok zehirli), %
12’sini bakır (çok zehirli), % 16’sını kurşun (çok zehirli) ve diğer metellerden
oluşur. Amalgamın çeşitli ve farklı metallerden yapıldığı için urlar,
cerahatlar, iltihaplar, kist ve ağızda farklı elektiriklenme hasıl olur vede
dişlerde harmonik olmayan bu elektiriklenme aynı meridyen üzerinde bulunan
organlarda farklı rahatsızlıklara neden olur.
Ayrıca yavaş yavaş
çözülerek kana karışan civa başta sinirsel ağrılar, depresyon, korku,
dermasızlık, başdönmesi, başağrısı, migren, belağrısı, alleji, bağısak mantarı,
prostatiltihaplanması ve lenfbezelerinin şişmesine neden olur ve genelikle
karaciğer böbrekler ve kalın bağısaklarda yoğunlaşarak, buradan bütün vücudu
zehirler.( Bu konuda Berlin Üniversitesi 13.000 hasta üzerinde araştırma
yapmıştır. (Nhp.4.94.555, Nhk.
1.00.46, Nhk. 6.97.51)
Benzol;
Benzol birçok organik maddenin yapımında kulanılan
anamaddedir. Benzol başta: pestizid (haşere ilaçları), naylon, sentetik madde,
reçine, yağ, balmumu, renk maddesi, ilaç, sigara, klorbenzol, striol, benzoat ve
sodyum benzoat yapımında kulanılır. Benzol bir kanserojen (kanser yapıcı)
maddedir. İnsanın savunma sistemini (İmmun) zafiyete uğratır, kandaki
Alyuvarları tahrip ederek kansızlığa ve hatta kan kanserine
neden olur. Bu nedenle benzine kurşun yerine benzol katıması çok daha
zehilidir.(Na. 6.95.49)
Kurşun; Kurşun sinirleri zedeler hatta
felçe yolaçar vede kısırlaştırır. Insanın dikkatini dağıtır, aklidengesine
tesireder. Genellikle böbrekler, karaciğer beyne zarar verir, çünkü bu organlar
yabancı maddeleri hemen dışarı atma özeliklerine sahip değildir. Kurþun 1/3
oranında sudan, 1/3 oranında havadan ve 1/3 oranındada besinmaddelerinden
alınır. (Brigi. 8.94.156-6)
Amalgma dolgusu olanların
dikkat etmesi gerken hususlar: 1-) Limonlu ve sirkeli besinler civayı
çözer, bu nedenle bunlarda uzak durulmalı 2-) Sakız civayı çözer 3-) Uzun
süreli ve çok çiğneme civanın çözülmesine sebep olur. 4-) Sıcak yiyecekler
ve içeceklerde civanın çözülmesine sebep olur.
Amalgam sökülürken
dikkatedilmesi gereken hususlar: 1-) Amalgamın ağız düşerek yutulmasının
mutlaka önlenmesi gerekir. 2-) Diş doktorlarının muayenehanelerini mutleka
iyi havalandırmaları gerekir. 3-) Amalgam çıkarıldıktan sonra geçici olarak
çimento veya plastik dolgu yapılmalıdır. 4-) Asla altın, palladiyum (bakır
karışımlı) ve titan kulanılmamalıdır.
Elektro-smog: Elektromanyetik
dalgaların etki alanı diyebieleceğimiz bu durum insanların % 4’ünde görülür ve
aşağıdaki rahatsızlıklara sebep olabilir. 1-) Depresyon, immun zafiyeti ve
kansere karşı mücadelede zafiyet doğar. 2-) Hücre bölünmesi anormal şekilde
artar. 3-) Urlar çoğalır. 4-) Civanın vücuda yayılması artar. 5-)
İştahsızlık, başağrısı, uykusuzluk, kronik hastalıklar,
Elekro-smog’dan korunma: 1-) Metal yataklardan
kaçınılmalı 2-) Metal yorganlardan kaçınılmalı 3-) Mikrodalga fırınlar
kulanılmamalıdır.
Alkol; Uzun süre alkol alma sonucu kişide kalp,
pakreas, ve mide mukazası tahrip olur ve karaciğer yağlanır vede sertleşir.
Böbreklerin tahribati zamanla büzülmesine nede olur. Beyin hücrelerinin
tahribati sonucu beyin büzülür ve sinir sistemi tahrip olur vede beyin ve sinir
sistemindeki tahribat sonucu hipofiz gudeside yıpranır ve ikdidarsızlık ortaya
çıkar. Damarların içyüzeyi yağlanır sertleşir vede iltihaplaır. Psikolojik
olarak ise ellerde titreme, hasaslaşma, korku, uyuyamama, şahsiyetini kaybetme
(onursuz davranışlar) , organik ve psikolojik yetersizlıkler vede ikdidarsızlık
hasıl olur. Biranın birleşimindeki şerbetciotu humulon, lupulon ve bunların
alttürevlerini içerir. Humulon, lupulon ve alttürevleri aynı kadınlık ( dişilik
) hormonu östrojen (estrogen ) gibi etki yaparak zamanla erkekleri kadınlaştırır
(burada görüyoruz). (Bu 07.03.72)
Sigara
1-) Waşigton
dünyaya bakış enstitusü
(Worldwatch Istituts in Washington) tarafından
yapılan
arştırmada dünyada 1990 yılında 21 milyon insanın sigaradan öldüğü tesbit
edilmiştir. (Na.6.94.16)
2-) Alman kanser
kurumu (Deutsche Krebshilfe) Mart 1994’de Frankfurtta yaptığı açıklamada her yıl
Almanyada 140.000. kişinin sigaranın sebep olduğu çeşitli hastalıklardan
öldüğünü tesbietmişlerdir. Başta akçiğerkanseri olmak üzere dudak,- ağız- ve
gırtlakkanserine %95-98 oranında sigaranın sebep olduğu tesbit edilmiştir.
(Na.6.94.16)
3-) Sigaranın
hücreleri tahripetiği ve kişinin daha kolay kansere yakalanmasına sebep olduğu
tesbitedilmiştir. Almanyada 1996’da 212.888 kişi kanserden ölmüştür.
(Nhk.1.99.18)
4-) Sigaranın
birleşimindeki nitrosaminler, poli aromatik karbonhidrojenli bileşikler vede
polonium 210'un kanserojen etkiye sebep olduğu tesbitedilmiştir.
5-) Sigara içerken
karbonmonoksit (CO) gazı akçiger tarafından absorbe edilir ve kana karışan gaz
oksijenden 300 defa daha büyük bir çekim güçü ile hemoglobine yapışır. Böylece
karbonmonoksit oksijenin kanda dolaşmasını önler. Neticede beslenemeyen kalp ve
beyin hücreleri ölmeye başlar vede önce hafızayafiyeti, kalpyafiyeti ve
damarsertlikleri sonra ise beyinkanaması vede kalpenfaktürüsüne sebep
olur.
6-) Sigaranın
serbest radikalleri artırdığı bununda C-ve E- Vitaminlerinin aşırı harcanmasına
sebep olduğu ve vitaminsizlik (avitaminoz) ortaya cıkar ve deri buruşarak kişı
çirkileşir. E-Vitaminizetersizliği testosterol hormon yetersizliğine sebep olur
ve kişide cinselgüçsüzlük (ikdidarsızlık) ortaya çıkar.
7-) Sigara dumanı
ile birlikte siyanürasit (purikasit, siyanhidrikasit, hidrosiyanikasit =HCN)
kana gecer, kandan böbreklere ve karaçiğere gecen purikasit burada kükürtle
reaksiyona girerek tiosiyanat’a (Thiocyanat) dönüşür. Tiosiyanat (NCSH)
tiroidbezindeki iyot oranını düşürür vede burada iyotun birikmesini önlüyerek
guatra sebep olabilir. (Na.7.97.44)
8-) Sigaranın
birleşimindeki benzol kan yapan organları (Omurilik, Dalak ve Karaciðer) tahrip
ederek kankanserine (lösemi) sebep olur.
9-) Tütüne kadmiyum
toplayan bitkide denebilir, çünkü yapraklarında aşırı miktarda kadmiyum depolar.
Tiryakilerde 4-5kat daha fazla kadmiyum bulunur ve bu made çinkonun zıdı bir
element olup, çinkoyu dışlar.Çinko 300 enzimin oluşmasında anahtar rol oynar,
yani çinkoyetersizliği enzim yetersiyliğine, enzim yetersizliği ise sindirim
boyukluğuna sebep olur. Pankreasın yeterince lipazenzimi salgılıyamaması
yağhazımsızlığına yani et ve et mamüler, peynir ve mamüleri ve yumurta ve
mamüleri yiyemezsiniz. Bu sadece bir enzimyetersizliği olduğunda olan durumdur.
Çinko yetersizliği sonucu deriçatlaması, kanaması ve kuruması, saçların
dökülmesi ve cinselgüçsüzlük (İkdidarsızlık) en belirgin semptomlardır.
Bilindiği gibi sindirim organlari binlerce enzim salgılar.
10-) Polonıum 210;
Sigara kurşun içerir, akçiğere ulaşan kurşun parcacıkları, bulunduğu yerden
çevresine Polonium 210 radioaktif işınlar yayar. (Na.6.94.20)
11-) Sigara
akçiğeri büzer, sertleştirir, siyahlaştırır vede nefes darlığına sebep olur.
Kalp sertleşir, büyür, yağlanır, aritmi bozuklukları, tansiyon anormalikleri
vede kronaryetmezliğı ortaya çıkar.

|